Ana içeriğe atla
Fivestar: 
Average: 3.8 (21 votes)

İngilizce telefonla görüşmek, ama nasıl?

Bazı insanlar yabancı dilde telefon görüşmeleri yapmayı zor bulurlar. Bu çok makuldür, zira tamamen rezil olmamak için her şeyden önemlisi iyi bir hazırlıktır. Bu zamandan tasarruf sağlar ve her şeyden önce sinirleri yatıştırır. İlk etki güven verir. Bir kekeleme veya sinirli giriş karşı tarafta gayri ciddi bir etki bırakabilir. O halde kendini iyi hissetmek ve telefon görüşmesine mükemmel hazırlık yapmak önemlidir.

(Telefonla) iş görüşme hazırlığı ile başlıyoruz.

  • Birincisi telefon görüşmesinde faydalanabileceğiniz tüm bilgileri toplamalısınız: – Telefon numarasını ve kontak kuracağınız kişinin tam adını - not için bir takvim, kalem ve kağıt-  ve aynı şekilde adres ve telefon numarası gibi iletişim bilgilerini en iyisi hazır tutunuz.
  • Çok önemli: Sessiz bir ortamda bulunduğunuzdan emin olunuz. Yani: Yurt dışı ile bir telefon görüşmesi yaptığınız konusunda meslektaşlarınızın dikkatini çekiniz, radyo, ve/veya televizyon ve yine diğer rahatsız edici sesleri kapatınız.
  • Telefon görüşmesi için bir hedef belirleyiniz: Maksadınız ne? Madde başlıklarıyla telefon görüşmenizin hedeflerini yazıya dökünüz.  Bununla konuşmanın özetini ve hedefini gözden kaçırmazsınız. Muhtemelen tek şansınız isteğinizi konuşma arkadaşınıza iletmektir.

İş görüşmenize (telefonla) başlayınız ( İş İngilizcesi örneğinde) Telefonda iş görüşmesi üç aşamadan oluşur: Takdim/Giriş, esas bölüm ve kısa bir özet.

  • Kendinizi tanıtın :  Telefon görüşmesinin başında kendinizi tanıtın ve/veya kim olduğunuzu konuşma arkadaşınıza hatırlatınız.
  • Samimi olunuz. Zamanının birkaç dakikasını size ayırdığı için konuşma arkadaşınıza teşekkür ediniz.. (“Benimle görüşmeye zaman ayırdığınız için teşekkür etmek istiyorum. Eğer programınız yoğunsa bu sadece bir dakikanızı alacaktır.”).
  • Konuşma arkadaşınızın telefon görüşmesi için zamanının olduğundan emin olmalısınız. Şayet vakti yoksa yeniden bir randevu almayı deneyiniz.
  • Neyiniz olduğunu açıklayınız. İsteğinizi dile getiriniz. Konuşmayı anlamsız bir  „Çet“ ( sohbet) ile sonlandırmayınız.
  • Konuşma arkadaşınızın arada bir ne söylediğinizi tekrarlaması önemlidir.  Bununla onun sohbeti kastettiğiniz gibi anlamış olmasından emin olunuz.
  • Konuşmanın sonunda konuşmayı bir kez daha özetlemelisiniz ve muhtemel açıkta kalan görev ve sorumlulukları açıklığa kavuşturmalısınız.Konuşmayı bir kez daha zaman ayırdığı için konuşma arkadaşınıza teşekkür ederek bitiriniz. En iyisi başka bir telefon görüşmesi için hemen bir randevu alınız.

İngilizcede telefonla kalıplaşmış konuşma biçimleri:

Telefonla görüşmenin başında :

  • Hello/Good morning/Good afternoon
  • Can I speak to (name), please?
  • May I speak to (name), please?
  • I would like to speak to (name) please.
  • I am trying to contact (name)
  • This is (your name) from (your company’s name) …

Bir telefon çağrısını kabul etmek:

  • (your name) speaking
  • (company name)(your name) speaking
  • (your name) speaking, how can I help you?
  • (company name)(your name) speaking, can I help you?

Telefon edene diğer bilgileri sormak:

  • Excuse me, who is calling?
  • I am sorry, who is speaking?
  • Where are you calling from?
  • Are you sure you have the right number?
  • Can you please tell me (question)?

Telefon edenden bir dakika beklemesini rica etmek:

  • Just a moment, please.
  • Could you wait for a moment, please?
  • Could hold on a second, please?
  • Can you hold the line, please?

Bir bağlantı kurmak (Örneğin bir meslektaşla)

  • Thank you for holding.
  • I’ll put you through now.
  • The line is free now. I’ll put you through.
  • I’ll connect you now/I’m connecting you now.

Telefonda teknik problemler:

  • The line is very bad. Could you speak up, please?
  • Could you repeat that, please?
  • I’m afraid I can’t hear you.

Yanlış bağlanma

 

  • I am afraid we don’t have a Mr/Mrs/Miss (name) here.
  • I’m sorry. There is nobody by that name.
  • I’m sorry. I’m afraid you’ve dialled the wrong number.

Şayet istenen konuşma arkadaşı o anda hazır değilse:.

  • I’m afraid he/she is in a meeting at the moment.
  • Mr (name) isn’t in. (the office)
  • Mrs (name) is out at the moment
  • I’m sorry, Mr/Mrs (name) is out of the office today

Bir mesajı kaydetme

Bilgileri/Verileri incelemek

  • Could you spell that for me, please?
  • Can I just check that again, please?
  • Could you repeat that, please?

Bir mesaj bırakmak

  • Can I leave a message, please?
  • Could you give him/her a message, please?
  • Can you tell him/her that I called?

 

İngilizce bir iş görüşmesinde göz önünde tutmanız gereken şeyler:

  • Doğru sesi almanız önemlidir. Şayet çok resmi/şekilci olursanız, o takdirde muhtemelen konuşma arkadaşınızın sizinle bir konuşma yapması zordur. Diğer taraftan çok kaba bir intiba bırakacak hata yapmamalısınız. İşin püf noktası her zaman doğru seçimdir.
  • Samimi ve nazik olunuz. Oldukça sık „lütfen“ ve „teşekkürler“ veya „çok teşekkürler“ olmaz. Şayet bir şey sorarsanız, bir şey alırsanız, yardım veya bilgiye ihtiyacınız olursa her defasında teşekkür etmelisiniz. Konuşmada samimi kaldığınız sürece öncelikle resmi İngilizce (Örneğin okey, bay, problem yok vs. gibi)   kullanmanız bu sırada makbuldür.
  • İngilizce ana dili konuşanları ararsanız muhtemelen sizce sizi anlaması zordur. İngiliz iş adamları sıklıkla telefonda oldukça hızlı konuşurlar, bunun için onlardan biraz daha yavaş koşmalarını rica ediniz: – Her bir bilgiyi tekrarlayınız , konuşan kişi konuştuğu sürece örneğin isim veya telefon numarasını veya  bir başka bilgiyi. Böylece konuşma arkadaşınızı otomatikman yavaşlatırsınız.-
  • Şayet konu bu değilse konuşma arkadaşınızı anladığınızı iddia etmekten nezaketen kaçınınız. Konuşma arkadaşınızdan sizin kendisini anlayana kadar bilgileri tekrarlamasını rica ediniz.
  • Konuşma arkadaşınıza cümleyi başka kelimelerle ifade edip edemeyeceğini de sorabilirsiniz, örneğin aşağıdaki şekilde: „üzgünüm , ne demek istiyorsun… (ne anladın).

Sadece ne söylediğinizin değil bunu nasıl söylediğinizin önemli olduğunu her zaman hatırlayınız. Profesyonel ve samimi bir şekilde konuşmalısınız.

Categories: